I went to the woods because I wished to live deliberately, to front only the essential facts of life, and see if I could not learn what it had to teach, and not, when I came to die, discover that I had not lived. I did not wish to live what was not life, living is so dear; nor did I wish to practise resignation, unless it was quite necessary. I wanted to live deep and suck out all the marrow of life, to live so sturdily and Spartan-like as to put to rout all that was not life, to cut a broad swath and shave close, to drive life into a corner, and reduce it to its lowest terms.

—Henry David Thoreau, Walden: Or, Life in the Woods (@kingofthesavages)

(Source: bookmania)

gormebicimleri:

o pek itibar ettiğin seçkin mi seçkin patronun… überelit überelit fikir münakaşası yaptığın entelektüel ahbabın… bir ömür kalp atışlarını dinlediğin karın/kocan… üstüne titrediğin çocuğun… şekspir’in diline dolanası canından can sevgilin… aranızdan su sızmaz arkadaşların… herkes ama herkes ısırabilir seni.

ısırdılar mı yoksa? hakettin. sen bir sokak itisin. kendini ne sandın? kırlarda gezen yalnız ve mağrur kurt mu?

geber! üstüne kar yağsın. don! görmesinler seni. manzara bozulmasın. 

gormebicimleri:

(*) müzik: yaël naïm, “toxic”, yaël naïm.

factorygirledie:

- onun beni hayatta en iyi anlayan insan olduğunu düşünmüştüm.

- yanılgı işte.

- hayır gerçekten anlıyordu.

- anlasaydı sana bunları yapar mıydı sanıyorsun. yanıldın işte, ben de yanılmıştım bir keresinde. bizi en iyi anlayan insanlar bizi yaralamazlar, yaralandığımızda ne kadar acıyacağımızı bilirler çünkü.

[Flash 9 is required to listen to audio.]

gormebicimleri:

“mutsuzluk üstüne çullanmadı, yavaşça sızdı yaşamına. uzun süre gizli tutulmuş bir hakikat, reddedilmiş bir gerçeklik gibi.”

(*) alıntı: georges perec, “uyuyan adam”, çev: sosi dolanoğlu, metis, 2010.
(**) müzik: beethoven, “piano sonata #8 in c minor, op. 13 (pathétique) - 1. grave, allegro di molto e con brio”, best beethoven 100 [disc 3].

gormebicimleri:

uyu bebek. büyüyeceksin nasılsa ama düşlerin belki izin vermez buna. düşlerde yerçekimi yok, mantığın ve aklın dondurucu tipisi yok, kanatların var, çırparsın, neyi hayal edersen gerçekleşir, neyi gerçek kılarsan hayallerin rayihasına bulanır. bak benim şarkılarım bile paslanayazdı, düşlerinde tüy gibi hafiftir şarkılar da, kuğu boynu gibi zarif, bulutsu, ve her canlının yavrusu kadar masum. uyu bebek, uykunun topraklarında krallara, despotlara, kılıç ve gürze yer yok. uykunda aşkın karabüyüsü işlemez, vefasızlığın, ayrılığın, ölümün hükmü geçersiz. uyu bebek, ninni söyleyeyim sana, kirlenmedik tek urbamı giydireyim, üşüme.

(*) video: bir ukrayna ninnisi.

o yuzden bir daha karsima cikmasaniz daha iyi olur tabi sizin icin. 

o yuzden bir daha karsima cikmasaniz daha iyi olur tabi sizin icin. 

bu da tanidik biri icin gelsin

bu da tanidik biri icin gelsin

(Source: sexyqueenofhearts)

@thuglove_ bunu gorsun.

@thuglove_ bunu gorsun.

(Source: iluibear, via parhesia)

sanirim bu ayakkabilardan ben de istiyorum.

sanirim bu ayakkabilardan ben de istiyorum.

(Source: pedalfar, via etnikbarzo)

aishakandisha:

banyonun temizlenmek dışında başka etkileri de vardır. sadece bedeni arındırmaz o suyun akışı, zihni de yıkar. o duş başlığının tayzikli suyunun altında geçirilecek yarım saat, yarım saatlik psikiyatr seansından daha yeğdir çoğu zaman. yine düşünürsün böyle bi anda gözlerini kapayıp. hayatını, yaptıklarını, yapamadıklarını düşünürsün. duş bittiğinde boşlukta bi kadın vardır, sarılmaya ihtiyaç duyan bi kadın. işte o zaman gideceksin, içerde koltukta senin içinden neler geçtiğini bilmeyen o adamın yanına gideceksin. kucağına oturacaksın, ve sarılmasını isteyeceksin. o bilmeyecek kucağında büyük bi kadının değil küçük bi kızın oturduğunu. o bilmeyecek aslında ona ne kadar ihtiyaç duyduğunu, o sadece öpecek, bırak öpsün…

aishakandisha:

banyonun temizlenmek dışında başka etkileri de vardır. sadece bedeni arındırmaz o suyun akışı, zihni de yıkar. o duş başlığının tayzikli suyunun altında geçirilecek yarım saat, yarım saatlik psikiyatr seansından daha yeğdir çoğu zaman. yine düşünürsün böyle bi anda gözlerini kapayıp. hayatını, yaptıklarını, yapamadıklarını düşünürsün. duş bittiğinde boşlukta bi kadın vardır, sarılmaya ihtiyaç duyan bi kadın. işte o zaman gideceksin, içerde koltukta senin içinden neler geçtiğini bilmeyen o adamın yanına gideceksin. kucağına oturacaksın, ve sarılmasını isteyeceksin. o bilmeyecek kucağında büyük bi kadının değil küçük bi kızın oturduğunu. o bilmeyecek aslında ona ne kadar ihtiyaç duyduğunu, o sadece öpecek, bırak öpsün…

(via )

NIGHTNIGHT by DEDDY